18 Şubat 2015 Çarşamba

Galatasaray:3-1:Balıkesirspor


Konya maçında yapılmıştı aslında pazartesi gece oynanacak olan Balıkesirspor maçının bir provası. Futbol açlığı çeken Burak'ın iştahı, Sneijder'in formun zirvesini yaşaması, Olcan'ın sol açığa monte edilme denemeleri derken Galatasaray, Konyaspor'u daha ilk devre dörtleyivermişti. Balıkesir maçında da senaryo aynıydı, her ne kadar ilk dakikalarda deplasman takımı şok bir golle sarsmak istese de ev sahibini, Galatasaray işi sağlama aldı, sağlı sollu kanat bindirmeleriyle hapsetti Balıkesirspor'u kendi ceza sahasına ve peşi sıra gelen gollerle, hem de Sneijder ve Burak, Konya'ya attıkları gollere nazire yapacasına jeneriklik gollerle ilk yarım saatte skoru üç farka çıkarıverdi. Ligin dibindeki takıma erken dakikalarda fark atmak, tribünde gollerin daha da çoğalmasını arzu ettirirken, sahadaki oyuncular da taraftardan farklı düşüncede değillerdi. Özellikle maçın ikinci yarısı Muslera, Koray ve Chedjou dışındaki tüm oyuncularımız rakip sahada boy gösterirken, orta sahadakiler de forvet misali ilerde "hazır böyle zayıf bir rakip bulmuşken, bir de ben gol atayım" isteğiyle Emrullah'ı avlama yarışına kapılmışlardı. Balıkesirpor'un on kişi kalması rahatlığı daha üst seviye olan laubaliğe çevirmiş,  rakip kovalamak hak getire, ileri giden mahalle maçı havasında kaptırılan topun peşinde elleri belinde oyunu seyreder olmuştu. Melo'nun sakatlanması ki defansa daha çok gelen bir oyuncu ve yerine hücumu seven Emre'nin dahil olması, Galatasaray yarı alanını daha da yalnızlaştırmış, Balıkesirsporlular gol için hiç olmadığı kadar ciddi ve kolay gelmeye başlamışlar ve bir kaç kez sinyalini verdikleri golle de farkı ikiye indirebilmişlerdir. Tabii, iki takım arasında sıklet farkı olunca, ikinci golü amaya güçleri daha fazlasına yetmemiş Balıkesirlilerin, sarı-kırmızılılar da işi biraz daha ciddiye alınca maç başka gol olmadan son ermiştir.

Galatasaray Taraftarı:
E-bilet protestosu bu sene Galatasaray tribününe gönül veren, gençliğini takımın peşinde koşmakla heba etmiş taraftarın büyük kısmını televizyon başında maç seyretmeye mahkum etse de,  maçlara gelen kitle yine de elinden geleni yapmaktadır. Özellikle hafta içi maçı olmasına rağmen, yine de azımsanmayacak bir kalabalık göze çarparken tribünde- artık 3 bin, 5 bin kişiye yeterli gözüyle bakar olduk- Özgecan için açılan pankartlar ve 20. dakikada yapılan ıslıklı protesto Galatasaray tribünü için gecenin geçer notuydu. Balıkesir'den deplasmana gelen Onkolikleri de yazmadan geçmeyelim, onlar da Özgecan ve Kadına Yönelik Şiddetle alakalı açtıkları pankartla bir alkışı hak ettiler.

Olcan Adın:
Konya maçında attığı golden sonra buruk bir sevinç yaşadığımızı ve bu golün Telles'in kulübe bileti olacağını, Olcan'ın sol beke, Bruma'nın da sağ açığa yerleşeceğini yazmıştık. Öyle de yaptı Hamza hoca, Olcan'a bir yer, bir şans daha ayarladı. Fena da değildi Olcan memleketinin takımına karşı ama her ne kadar idmanlarda çok çalışıyorum dese de kilolarını atamadığı yine gözümüze çarptı. Bu iki maçtaki zayıf kanat ve forvet adamları yanıltmasın Hamza Hamzaoğlu'nu, Olcan'lı bekli bir defans ligin üst sırasındaki takımlara karşı epey zorlanır.

Bruma:
Türkiye'de yapılan U-21 Dünya Kupasına kadar Bruma'yı tanıyan var mıydı? Ben tanımıyordum, tanıyanın olacağını da zannetmiyorum. Turnuva maçlarını da izlemedim, bizimkiler zaten erken veda edince "gazozun gazı kaçtı" medya da çok üstünde durmadı da Bruma o maçlarda bir kaç gol atmış, iyi çalımlar yapmış, asistler yazdırmış istatistik kağıdına. Hal böyle olunca "biri beş yapmayı" seven basın yeni Ronaldo diye bir abartmakta geri durmaz bu genci, bir verirler gazı, Portekizliler tok satıcı havasında oyuncuyu satmakta nazlanınca, bir de Manchester istiyor, Chelsea istiyor söylemleri yayılınca etrafa. - sanki Abramovich gerçekten istese alamazdı- daha bir değere biner genç oyuncu ve tüccar Unal Aysal'a "10'a alırız iki seneye 20'ye satarız"ı üfleyince birileri kulağına sağlam paralar verilip transfer edilir Bruma. O gün bugündür parlamasını bekliyoruz, bir maç çıkar saman alevi gibi yakar yıkar ortalığı da sonra sönüverir, sakatlık da bir senesini çaldı, toparlanmasını bekliyoruz ama görünen köy de klavuz istemiyor. Bize anlatılan, bize hayal kurdurulan, bizi ümitlendirilen topçu olamayacak Bruma. Tamam, hızlı ve seri, bire birde adam da eksiltiyor kolayca ama sonrası? Boş... Ne asist yapabiliyor ne de kaleye yollayabiliyor topu...  Bruma, Galatasaray'a  bir proje olarak alındı, oynayacağı futbolla takıma vereceklerinden çok satılacak ve kar yapılacaktı, kazancı geçtim de umarım bonservisine verdiğimiz parayı kazanırız Bruma'dan...

Tarık:
Yabancı sınırlamasının Galatasaray'a getirdiği bir oyuncu Tarık. "Sağ bek oynar, sol bek oynar" diye yine basının şişirmesi. Bir de o günlerde Fatih Terim, Tarık'ı milli takıma çağırmasın mı? Daha da değeri arttı tabi. Bruma örneğinde olduğu gibi Eskişehir kulübü de transferi naza çekince, fiyatı 5 milyon 6 milyondan açınca, "pahalıysa kalitelidir" diyerek ne yapılıp edilip takıma katıldı Tarık. Prandelli de şans verdi, Hamza hoca da şans tanıyor ama Tarık da görüyor, taraftar da farkına varıyor, Galatasaray forması Tarık Çamdal için bir kaç beden büyük... Mücadele ediyor, iyi niyetiyle çabalıyor da büyük takımda oynamak için bunlar yetmiyor, güçlü olacaksın, rakibin seni bir omuzla yıkamayacak, hızlı olacaksın, sağından top atıp solundan geçilmeyeceksin, ayağına hakim olacaksın yaptığı orta kendi adamına gidecek...


Yasin Öztekin:
Sene başında transfer haberi geldiğinde oturdum Yasin'i tanıtan bir yazı yazdım. Hayatı ilginçti, Galatasaray'da kendisini göstermeye çalışacaktı, bir ispat davası vardı. Hırslı adamları severim, patlama bekliyordum Yasin'den ama koca bir ilk devre sıfır katkı yaptı Galatasaray'a. Satıldı satılacak derken kupa maçları imdadına yetişti gurbetçi topçunun, gözüne girdi Hamza hocanın ve o gün bugündür yükselen bir formu var. Balıkesir maçında atılan gollerde asistleri var, sadece asist değil, topla çıkışları, boş koşuları da gözüme battı. Alışıyor takıma Yasin...


Stat: Türk Telekom Arena
Hakemler: Mustafa İlker Coşkun, Ekrem Kan, Mehmet Cem Hanoğlu
Galatasaray: Muslera, Tarık Çamdal, Chedjou, Koray Günter, Olcan Adın, Bruma (Dk. 83 Hamit Altıntop), Selçuk İnan, Melo (Dk. 60 Emre Çolak), Yasin Öztekin (Dk. 60 Umut Bulut), Sneijder, Burak Yılmaz
Balıkesirspor: Emrullah Şalk, Uğur Akdemir, Kulusic, Glumac, Hasan Hatipoğlu, Da Silva, Eray Ataseven, Aykut Çeviker, Muğdat Çelik (Dk. 76 Vargas), Sercan Yıldırım, Isaac (Dk. 60 Zec)
Goller: Dk. 16 Chedjou, Dk. 26 Sneijder, Dk. 31 Burak Yılmaz (Galatasaray), Dk. 80 Zec (Balıkesirspor)
Kırmızı kart: Dk. 61 Aykut Çeviker (Balıkesirspor)
Sarı kartlar: Dk. 55 Eray Ataseven (Balıkesirspor), Dk. 38 Melo, Dk. 51 Yasin Öztekin (Galatasaray)

Hiç yorum yok:

Blog Widget by LinkWithin